Seregn Yalçın'dan bursa-Beşiktaş maçı yorumu:
Beşiktaş ne yaptığının farkında değil. Kupadaki Trabzon galibiyetini saymazsak, hiçbir ‘dişli’ rakibi yenemediler. Ama sen Sivas’ı, Kayseri’yi, Bursa’yı yenemezsen şampiyon olmayı ne hakla bekleyebilirsin ki!
Son 5 haftada 7 puanı dağıtırsan, sadece G.Birliği ile Kocaeli’yi yenip diğerleriyle böyle kafa kafaya oynarsan, derbilerde ne yapacaksın!
Bir futbol takımı ile rugby takımını birbirinden ayıran tek şey vardır: Teknik. Yani ilk 11’ini mücadele gücü yüksek, koşan adamlarla doldurursan böyle sıkıntı çekersin. Mesela Ekrem Dağ kötü mü? Veya Ali Tandoğan. Veya Toraman. Koştular, vurdular, kırdılar ama hücum açısından icraatları sıfır. Ortalama her zaman 4.5’tan 5 alırlar. Bazen 6’yı bulurlar, o kadar. Senin orta bloğun böyleyse alırsın başına belayı. Nitekim, Bursa’da maç resmen kilitlendi. Tek adamları var, Yusuf. Onu da alan savunmasıyla kontrol edersen böyle bir maç çıkar ortaya. Beşiktaş’a 2 pozisyon geldi, Bursa da fırsatlar buldu. Biraz şansı olan malı götürebilirdi. İki takım şansları bile % 50-50 paylaşınca beraberlik geldi.
Zemin rezalet. Burada iyi futbol beklemek hayâlcilik olur. Delgado zeminin azizliğine uğradın, tamam. Üzerinde adam markajı var, hem topla, hem rakiple, hem zeminle uğraşıyorsun. Ama bir deplasmanda da oyna be kardeşim. Maç sıkışmış işte, kim açar oyunu, yıldızın açar. Oysa Delgado yine kayıptı. 10 numaran kaçak güreşiyor, kanatların yok, zemin kötü, ne yapacaksın o zaman?
Denizli’den bu olumsuz faktörlere rağmen bazı cinlikler beklerdim. Beşiktaş sürekli doldur-boşalt yaptı. Geriden 50 metrelik toplar şişiriyorlar Holosko ile Nobre’ye. Fatih Terim izlemişse, Bursa stoperi Ömer’i Milli Takım’a alır. Adam her şişirmeyi armut gibi topladı. Ama gerin top yapamıyor, Ekrem’le Ali Tandoğan top dağıtacak adamın oluyorsa, daha fazlasını bekleme zaten. Sonra 84’te Batuhan’ı sokmanın ne manası var? Anlamsız bir değişiklik işte, çocuk 6 dakikada ne yapsın ki!
Beşiktaş'ı kurtaracak 2 pozisyon geldi, kullanamadı. 34. dakikada Nobre kaleciyi de çalımlayıp vurdu. Zeminin rezilliğinden gol olacak top, çizgiden çıktı. Bir de 72. dakikada Serdar’ın altı pastan vuramadığı top var. Koca 90 dakikadan 2 pozisyonun çıkıyor. Onları da atamıyorsun. Anadolu takımları da zaten böyle oynuyor? Sen niye 5 milyon Euro’ya Holosko’yu alıyorsun veya 7 milyon Euro veriyorlar da Bobo’yu satmıyorsun. Bu kadar anti futbol oynayacaksan, bul 11 tane Ali Tandoğan, hem maliyeti de düşük olur, 34 maçta 34 beraberlikle 34 puan alırsın.
Bakın düne kadar F.Bahçe ile arada çok puan farkı vardı. “Ölü” dediğimiz F.Bahçe, üst üste G.Saray ile Ankara’yı yendi, puan farkı 3’e düştü. Saracoğlu’ndaki derbiyi kaybettin mi, aynı puana geliyorsun. Bu kadar hovardalığın manası yok. Nobre süper dedik, adamı da gözümüzle yedik. Çok kötüydü. Holosko’nun Allah’ı var, istikrarlı. Hep kötü. Tello biraz kıpırdandı, Delgado ceylan gibi sekti. Ön tarafın böyle, arka tarafın öyle, dua et 1 puanı aldığına.
Bir de Bursa maçları için ‘gerilim’ filan diyorlar ya. Futbolcu için ne gerilimi olur Allah aşkına! Hiç sahada dayak yiyen oyuncu gördünüz mü? Gerilim tribünde olur. Korkaksanız korkarsınız, cesursanız hiiiç kafanıza takmazsınız.
28 Şubat
4 gün önce
0 yorum:
Yorum Gönder